Telefon
WhatsApp
300 X 250 Reklam Alanı

Cuma namazını Üsküdar’daki Hz. Ali Camii’nde kılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, namazın ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. Bir gazetecinin barajlardaki su oranının düşmesi ve kuraklık riskine ilişkin sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:
"Bütün bunlar tedbir noktasında eğer ele alınacaksa, bu devlet olarak Devlet Su İşleri bunları barajlarla çözme yoluna gider. Büyükşehirlerde de yine aynı şekilde büyükşehir belediyeleri barajlar yapmak suretiyle bunun önlemini alır. Tabii bunlar böyle anlık adımlar değil. Tedbirlerini bunun çok daha önceden almak gerekiyor. Biz tabii Devlet Su İşleri olarak şu anda ülke genelinde birçok şehrimizde barajlar yaptık, yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz. Ama İstanbul, Ankara, İzmir gibi şehirlerimizde de büyükşehir belediyelerinin sorumluluğundadır, yükümlülüğündedir. Onların da buralarda ne yapmaları lazım? Barajlar yapmaları gerekir."

"Ben İstanbul'da Büyükşehir Belediye başkanı iken o kuraklığın, susuzluğun olduğu dönemde barajlar yaptık ve 110-120 kilometre mesafeden barajlarımıza, Sazlıdere'ye kadar su getirmek suretiyle o barajlarımızı güçlendirdik" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Şimdi de aynı şeyin yapılması gerekiyor ama gördüğümüz ve tespit ettiğimiz kadarıyla şu anda maalesef oranlar ciddi manada düşmüş vaziyette. Ama ülke genelinde Devlet Su İşleri’nin tasarrufunda olan yerlerde ise biz bu barajları yapmaya devam ediyoruz. En son yaptığımız baraj da Yusufeli Barajı. Niye yaptık bunu? Birçok insan karşı çıkmasına rağmen Yusufeli Barajı'nı yaptık ve şu anda Yusufeli Barajı inşallah kısa bir süre içerisinde tamamen devreye girmiş olacak. Doluluk oranı ciddi manada şu anda artmış vaziyette. Kaldı ki orada tabii gerek Borçka gerek Deriner Barajı, bütün bu barajlar işte bizim için bu sıkıntılı anları gidermeye yönelik yatırımlarımızdır, adımlarımızdır. Bu işin tek tedbiri barajlardır. Bunun dışında böyle ciddi bir tedbir söz konusu değil."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gazetecinin, "Seçimler için 14 Mayıs'ı işaret ettiniz, bununla ilgili bir çalışma var mı? Seçim takvimi nasıl işleyecek? Bir de muhalefetin belirttiği bir konu var, kanunda yapılan değişikliklerin eğer seçim olursa 14 Mayıs'ta olursa kullanamayacağı yönünde" şeklindeki sorusuna şu cevabı verdi:
"Hukuk farklı bir şey, ama bunun yanında guguk, o da farklı bir şey. Dolayısıyla şu anda seçimle ilgili yetkinin kimde olduğunu bilmeyecek kadar cahillerin eline kaldık. Cumhurbaşkanı'nın yetkileri bellidir. Şu anda Türkiye'de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'dır. Ve ne diyor? Cumhurbaşkanı kararnamesiyle 60 gün önceden bu işin ilanını yapar ve 60 gün sonra da ne olur? Yüksek Seçim Kurulu bu kronolojik yapıyı çalıştırır. Örneğin ne zaman bunu ilan etti? Mart'ın diyelim ki 10'unda, Mart'ın 10'unda ilan ettiyse ondan sonra 60 gün çalışmaya başlar. 60 gün ne zaman bitiyorsa işte o gün nedir? Seçim günüdür. Bunu da kim takip eder? Yüksek Seçim Kurulu takip eder. Ama şimdi bunlar tabii bu işin farkında değil. Ne oluyor, ne gidiyor, ne bitiyor? Ama yani 14 Mayıs'ı konuşmaya başladılar. Bu da hayırlı bir adımdır."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gazetecinin, The Economist dergisinin son sayısında, Türkiye'de yapılacak seçimlere yönelik yayımladığı analizde, "Cumhurbaşkanı Erdoğan hem Cumhurbaşkanlığı yetkilerini hem de parlamentoyu kullanarak Türkiye'yi bir felakete sürükler" iddiasında bulunduğunu hatırlatması üzerine, "Bir Türk medyası olarak, Türk medya mensubu olarak The Economist'in yorumuna sizler evet diyor musunuz? Türkiye'nin kaderini İngiliz dergisi mi tayin ediyor? Benim milletim tayin ediyor. Benim milletim ne derse Türkiye'de o olur. Türkiye'nin kaderini İngiliz dergisi tayin edemez" diye konuştu.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in Dünya Ekonomi Forumu kapsamında Davos'taki konuşmasında, Yunanistan'la Türkiye arasındaki anlaşmazlıklar için kendisiyle konuşup çözemeyeceği bir problem olmayacağını ifade etmesini, aynı zamanda Yunan Adaları, Ege, Girit ve Libya anlaşmasının da tartışmaya açık olmadığını söylemesini şöyle değerlendirdi: "Miçotakis bu tür şeyleri söyleyebilir. Ama Miçotakis'in bu söylemleri özellikle bölgenin kaderini belirlemeye yeterli değildir. Her şeyden önce gerek Lozan'ın gerek adalarla ilgili yaklaşım tarzının şu anda Yunan yetkililer tarafından uygulanmadığını görüyoruz. Bu adaların silahlandırılması diye bir şey yoktur. Ama bunlar ne yapıyor şu anda, bu adaları silahlandırıyor. Bu adaları silahlandırmak suretiyle gerek Lozan gerek diğer anlaşmalarla ilgili olarak bunlara ters adımlar atmaktadırlar. Bunlarla ilgili de gereken adımları biz vakti saati geldiğinde, uluslararası toplantılarda, gerekli olan yerlerde, gerekli olanı söylüyoruz. Bunlar da artık başlarının çaresine bakacaklar."

Anasayfa Reklam Alanı 1 728x90

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!

300 X 250 Reklam Alanı

Puan Durumu

 OGBMAYAVP
1.GALATASARAY A.Ş.86111711619
2.AMED SPORTİF FAALİYETLER8521189917
3.FENERBAHÇE A.Ş.85122261616
4.TRABZONSPOR A.Ş.85121851316
5.KASIMPAŞA A.Ş.9441139416
6.BEŞİKTAŞ A.Ş.85031610615
7.KOCAELİSPOR9504119215
8.ERZURUMSPOR FK9423812-414
9.ARCA ÇORUM FK84131813513
10.CORENDON ALANYASPOR9333911-212
11.İSTANBUL BAŞAKŞEHİR FK83231212011
12.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş.8314811-310
13.GÖZTEPE A.Ş.8233171619
14.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş.9225915-68
15.GENÇLERBİRLİĞİ8224716-98
16.TÜMOSAN KONYASPOR812549-55
17.SAMSUNSPOR A.Ş.8116719-124
18.EYÜPSPOR9108223-213

Reklam

300 X 250 Reklam Alanı
Sidebar Alt Kısım İkili Reklam Alanından İlki 150x150
Sidebar Alt Kısım İkili Reklam Alanından İlki 150x150