"Gönül Belediyeciliği Vatandaşa Dokunabilmektir"

AK Parti İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Dr. Leyla Şahin Usta, "Gönül belediyeciliği vatandaşa dokunabilmektir, onun sevincini ve mutluluğunu, hüznünü ve kederini paylaşmaktır. İhtiyacı olduğunda yanında olabilmektir. Belediyenin kapısını çaldığında ona birisinin 'hoş geldin' diyebilmesidir" dedi.

06-12-2018


İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Dr. Leyla Şahin Usta, AK Kütüphane’de TVNET muhabirine verdiği özel röportaj ile seçim sürecini değerlendirdi. Genel Başkan Yardımcısı Usta, AK Parti’nin adaylarda aradığı kriterlerden; gönül belediyeciliği ve hizmet belediyeciliğinin neleri kapsadığına, kurulan ittifaklardan; yapılacak çalışmalara ve seçim manifestosuna ilişkin konularda açıklamalarda bulundu.

31 Mart 2019 yerel seçimleri için çalışmalara başladıklarını belirten Usta, süreç hakkında şunları söyledi:
"Öncelikle aday adaylarının incelenmesi sürecinden adaylarımızın açıklanması aşamasına geldik. Hemen hemen büyük illerimizin büyük bir kısmını açıkladık süreç bütün illerimiz ve ilçelerimizin açıklanmasıyla devam edecek. Şuan ki aşamada yerel yönetimlerle ilgili yeni bir manifesto hazırlığımız ve bir söylem birliğinin oluşturulması çalışmaları var. Aday olan belediye başkanlarımız bir eğitim kampından geçirilecek. Sayın Cumhurbaşkanımızın çizmiş olduğu ilkelerimiz var. Bu ilkeler, aday adaylarımızın sahada nasıl davranmaları gerektiğine; vatandaşla temas ve ilişkilerinin nasıl kurulması gerektiğine dair. İşin özünde aslında mütevazılık, samimiyet, gayret ve çaba geliyor. Bunun tam olarak sahada nasıl yansıtılabileceği konusunda çalışıyoruz. Hem kampanyada hem de adaylarımızın söylem olarak kendi tutum ve davranışlarında bunu ortaya koyabilecekleri aşamadayız."

"İkisini Birleştirmek, Harmanlamak Durumundayız"
Hizmet belediyeciliği ile gönül belediyeciliği arasındaki farka dair soruyu Usta,  şu şekilde cevapladı:
"Hizmet belediyeciliği ve gönül belediyeciliği diye ayırmak çok doğru değil. İkisini birleştirmek, harmanlamak durumundayız. Bugüne kadar AK Parti bunu yaptı. Başarılı olduğumuz illerimizin hepsinde şunu görüyoruz, hizmet belediyeciliğinin yanında başkanımız gönül belediyeciliğini de yapabildiyse halktan büyük bir teveccüh kazanmış ve devam etmesi yönünde de bize ulaşan sesler olmuş. Hizmet belediyeciliği dediğimiz; vatandaşın yerelde beklediği yolunun-kaldırımının yapılması, alt yapının-üst yapının düzenlenmesi, çöpünün atılması, temizliğinin yapılması… Bildiğimiz fiziki bir hizmet anlayışı. Gönül belediyeciliği ise vatandaşa dokunabilmektir, onun sevincini ve mutluluğunu, hüznünü ve kederini paylaşmaktır. İhtiyacı olduğunda yanında olabilmektir. Belediyenin kapısını çaldığında ona birisinin 'hoş geldin' diyebilmesidir. Yeri geldiğinde belediye başkanımız direkt bunu yapmalıdır. Kendisi bulunmasa bile onun yerine aynı hizmeti gösterecek aynı güler yüzü aynı ilgi ve alakayı gösterebilecek bir ekibin olmasıdır."

Gönül belediyeciliği başarılamadığında halkın gözünde yapılan hizmetlerin o kadar da kıymet bulmadığına dikkati çeken Usta, "Vatandaş şunları istiyor, 'hizmet ile ilgili hiçbir sıkıntı yok ama biz başkanımıza ulaşmak istiyoruz, başkanı aramızda görmek istiyoruz. Benim düğünüm olduğunda da yanımda olsun, cenazem olduğunda da yanımda olsun'. Bir başkanımız eğer bunu başarabiliyorsa hem hizmet belediyeciliğini hem gönül belediyeciliğini gerçekleştirmiş oluyor" ifadelerini kullandı.

"Belediye Başkanlığı kolay değil"
Belediye başkanlığının kolay bir iş olmadığının altını çizen Usta, "İnsanlar sizi tanıyor. Her hareketiniz, davranışınız görünür halde. Belediye başkanlığına talip olmak bu açıdan çokta kolay bir iş değil. Aslında bu noktada adaylarımızın başta çizdiğimiz kriterlere uygun olarak belirlenmesi çok önemli. Vatandaşla iyi ilişki kurabilecek, hakkında herhangi bir şaibe olmayan, temiz ve düzgün ahlaklı, çalışkan, ailesiyle ilişkileri iyi olan, çevresiyle ilişkileri iyi olan, toplumun her kesimine dokunabilen, belli bir kesimle değil her kesimle irtibat kurabilen, hayvanlarla ve doğayla ilgilenebilen, çevreyi önemseyen sadece hizmet anlamında değil medeniyet ve kültür anlamında da şehre bir şeyler katabilecek adaylarımızı önemsiyoruz. Bunu yapabilirse başkanımız hem şehre önem katıyor hem insanlar tarafından seviliyor, sayılıyor hem de AK Parti’nin vermiş olduğu hizmetlerin değerine değer katıyor."

"Arttırılması Yönünde Ciddi Bir Çalışma Var"
AK Parti’nin önümüzdeki seçimlerde kadın adayları ön plana çıkartıp çıkartmayacağı ile ilgili soruya Usta, "Kadınların hak ettikleri yerde olması konusunda Cumhurbaşkanımız'ın çok ciddi bir iradesi var. Kadın veya erkek olması önemli değil. Herkesin çalışarak, emeğiyle bir değer ortaya koyması, eğitimine ve liyakatına göre bir yerde olması önemli. Ama bazen kadınlar için pozitif ayrımcılığı kullanıyoruz. Çünkü buna ihtiyacımız var. Siyaset daha çok erkek egemen bir alan ve bu erkek egemen alanda kadın olarak kendimizi gösterebilmemiz zor. O yüzden bu pozitif ayrımcılık bizim için çok önemli. AK Parti buna çok önem veriyor. Cumhurbaşkanımız'dan başlayan bu önem en alt tabakaya kadar devam ediyor. O yüzden kadın adayların arttırılması yönünde ciddi bir çalışma var. Sadece belediye başkanı olarak değil, belediye meclis üyeleri, genel meclis üyeliklerinde mutlaka yer alması aynı zamanda gençlerinde yer alması noktasında çalışmalar yapılıyor. Amaç sadece kadın olduğu için bir adayı desteklemek değil bu işte başarılı olabileceğini ispatlıyorsa eğer bende bir hanımefendinin adaylığını desteklerim" şeklinde yanıt verdi.

"Cumhur İttifakı Devam Etmesi Gereken Bir Süreçtir"
Cumhur İttifakı’nın seçimle bir alakası olmadığını vurgulayan Usta, şunları ifade etti:
"Cumhur ittifakı seçim olsun veya olmasın devam etmesi gereken bir süreçtir. Bu ülkede yapılması gereken bir takım hizmetler veya işler varsa Cumhur İttifakı’nın her halükarda devam etmesi önemlidir. Meclis'te de aynı vurguyu yapmaya çalışıyoruz. Yani orda bu ülke için, bu ülkenin insanları için bir iş üretiliyorsa eğer Cumhur İttifakı hukukunun orada da çalışması gereklidir. Sadece sahada, seçimde değil ama seçim döneminde olduğumuz için bu biraz daha ön plana çıkıyor. Sanki seçimin dışında Cumhur İttifakı bitti, lazım değilmiş gibi bir algı da var ama bu yanlış bir algı. Seçimle alakası yok. Cumhur İttifakı şuan Türkiye’nin gelmiş olduğu noktada; geleceği için, birlik ve beraberliği için önemlidir. Hem Cumhurbaşkanımız hem de Devlet Bahçeli’nin vermiş olduğu katkı ve değerle birlikte yerel seçim sonrasında da mutlaka devam edecektir. Uluslararası platformlarda mutlaka devam edecektir ve etmesi gerekir. Ülkenin bekası için geleceği için Cumhur İttifakı’nı çok önemli görüyorum."

HDP İle CHP İttifakı
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde HDP’nin CHP adayını milletvekilliği seçimlerinde ise CHP’nin HDP adayını desteklediğinin hatırlatılması üzerine Usta, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Onlar aslında stratejilerini şuna göre kurmuşlar, 'AK Parti’nin nerede nasıl karşısına aday çıkarabilirim?' Hiçbirisi tek başına aday çıkaramıyor çıkarsa bile bir anlam ifade etmiyor. Toplumdan oy almaları mümkün değil. Tek başına ne CHP ne HDP ne İYİ Parti ne de Saadet Partisi’nin bir aday çıkarıp oy almaları mümkün olmadığı için böyle bir çabanın içindeler. Bu aslında Türkiye’deki muhalefetin kendi gücüyle var olamadığının bir göstergesi. CHP’nin de HDP’nin de bu ülkede sahip oldukları belediyelerde bugüne kadar gösterebileceğimiz bir hizmetleri yok. HDP’nin yaptığını görüyoruz Doğu'da, Güneydoğu'da yaktılar-yıktılar. Belediyelerin bütün araçlarını örgütün eline verdiler ve o amaçla kullandılar. Belediyenin bütün kaynaklarını vatandaşa hizmet vermek için değil direkt terör örgütlerine aktardılar. Yolları yol değildi, çöpleri toplanmıyordu. İnsanlar kendi evlerinin etrafındaki sokakların perişanlığından dertli vaziyetteydiler. Bırakın bir hizmet almayı artık onlara bir eziyet haline gelmişti. Terör örgütüne destek verdikleri için bu milletin parasını o tarafa aktardıkları için bir aday çıkarsalar bile şanslarının olmadığının farkındalar. O yüzden HDP, CHP’ye, 'biz size destek verelim' diyor. CHP de 'benim orada zaten bir varlığım yok senin sayende orada bir varlık gösterebilirim' diyor. Bunlar hoş pazarlıklar değil doğru şeyler değil. Gönül isterdi ki muhalefette güçlü olsun kendi güçleriyle varlıklarıyla bu alanda hizmetleriyle ortaya çıksın. CHP’de aynı şekilde Türkiye’nin belli bir kıyı şeridinden oy aldığını görüyoruz ama yaptıkları hizmetle vatandaştan kabul görmüyorlar. 'Nasıl tutunabiliriz? Nasıl ayakta durabiliriz?' çabası içinde terör örgütünü destekleyen bir yapıyla maalesef iç içe girmiş durumdalar. Bunları vatandaşın iyi değerlendirmesi, seçtikleri insanın kime hizmet edeceğini bilmesi lazım. Kendisine mi yoksa bir örgüte mi hizmet edeceğini iyi hesap etmesi gerekir."

İlginizi çekebilecek diğer haberler